Astımlı Çocuklara Deniz Mi Havuz Mu?

Tatil sezonu başladı. Havaların ısınması ile birçok aile serinleyebileceği yerlerde tatil yapmak istiyor.

Her durumda özel koşulları olan alerji eğilimli çocuklarımız için de bazı özel şartlar olabiliyor. Yüzek alerjisi olan çocuklara iyi gelen spor dallarından  birisi. Özellikle alerjik astım / alerjik bronşit olan çocuklar için yüzmek sağlıklar için olumlu olacak bir aktivitedir. Öksürük şikayeti olan çocuklara  çocuk alerji uzmanları bol bol yüzeyi tavsiye etmektedir.

Yüzme sporunun denizde yapılması daha doğru olandır. Alerjisi olan çocuklar birçok dış etkene karşı çok daha fazla duyarlıdırlar. Havuzun içinde    bulunan klor, alerjisi olan çocukları normal duruma göre çok daha fazla etkileyebilir. Özellikle sıcak havada buharlaşan klor alerjisi olan astımlı  çocukların ataklarını tetikleyebilir. Bu nedenle eğer yakında deniz olanağı var ise havuzu değil denizi tercih etmeleri önerilmektedir.

Astımı olan çocuklar için en ideal tatil alanı denizin olduğu alanlardır. Çocuğun tuzlu suda yüzmesi ve tuzlu iyotlu havayı soluması bronşlarını açacağı gibi solunum yollarına fayda sağlayacak, astımı olan çocuğu rahatlatacaktır.

Havuz ya da deniz olsun, bu ikisinin de hijyenik olması çok önemlidir. Özellikle yüzme havuzlarına girilmden önce hijyenik olduğundan emin olunması gerekmektedir. Havuzun saydam ve berrak su içermesi, kokusuz olması, fayansların yapışkan ve kaygan olmaması hijyenik durumu nispeten ortaya koyabilmektedir. Deniz için ise özellikle tuzun yoğun olduğu denizlerde göz alerjisi için gözlük takılması uygun olabilir. Deniz suyu havuz suyuna oranla (koli basili olmayan durumlarda) daha hijyeniktir.

Çocuk ve bebekleri denize sokarken özellikle dikkat edilecek bazı hususlar vardır. Özellikle bebeklerin alt değiştirilmesi açık alanlarda yapılmamaya özen gösterilmelidir. Açık havada alt değiştirilmesi enfeksiyonlara yol açabilmektedir.

ASTIM HASTALIĞI YAZ GELİNCE TATİLE ÇIKAR

Havalar ısındı. Artık tatil planları yapıyoruz. Peki astımlı çocuklar tatil döneminde ilaçlarını kullansınlar mı? Nasıl bir yol izlenmelidir? Bu sorular da yazla birlikte gündeme geliyor ve cevap aranıyor. Biz de sizlere cevapları sunuyoruz…

Yaygın Hastalık : Astım

Günümüzün önemli hastalıklarından biri astımdır. Astım, sık öksürük, nefes sıkışıklığı, akciğerde hırıltı ve egzersiz sonrası öksürük veya hırıltı gibi belirtilerle kendini belli etmektedir. Astım teşhisi konulan çocuklar çocuk alerji uzmanlarınca verilen astım ilaçlarını kullanırlar. Astım ilaçları rahatlatıcı ve iyileştirici olarak iki türdür. Rahatlatıcı ilaçlar sadece öksürük ve hırıltı olduğunda kullanılması gerekir ve etkisi bu belirtileri rahatlatmaktır. İyileştirici ilaçlar ise bronşlarda hasara uğramış yerleri düzeltir. Çocuktaki belirtilerin ortaya çıkmasını engeller.

Kış Ayında Büyük Tehlike : Gribal Enfeksiyon

Çocuk Alerji Uzmanları tarafından teşhis konulup tedavisi ayarlanan çocuklar bu ilaçları kış boyu kullanırlar. Çünkü kış döneminde sık gribal enfeksiyon olurlar. Gribal enfeksiyonlar da astımlı çocukların belirtilerini ortaya çıkaran en önemli nedendir. Özellikle ev tozu akarı alerjisi olan çocuklar kış döneminde ev içinde kaldıkları için yine sık sık hastalanırlar. Çocuğun ev içinde kalması ve ev tozu akarlarının en yoğun olduğu dönem de kış ayları olduğu için çocuklarda astım belirtileri de sık ortaya çıkar.

Daha sonra bahar ayı ile birlikte polenlere bağlı astımı olan çocuklarda astım belirtileri olan öksürük ve nefes sıkışmaları ortaya çıkar. Yaz gelince yani Haziran ayının sonunda artık alerjenler azalır, gribal enfeksiyon riski ortadan kalkar.

Peki Ya Yaz Aylarında…?

Yaz döneminde gribal enfeksiyon riskinin çok düşük olması, alerjenlerin miktarının çok azalması nedeniyleastımlı çocuklarda yaz döneminde fazla şikayet olmaz. Bu nedenle de yaz dönemlerinde astımlı çocuğun hastalığı kontrol altındaysa ve çocuk alerji uzmanınız uygun görmüşse genellikle astım ilaçları kesilir. Çünküastım hastalığı temmuz ayında tatile çıkar. Tatilden de Eylül ayına kadar gelmez. Çocuğun vücudu yaz döneminde dinlendirilir. Eylül ayının ortalarına kadar sadece öksürük veya hırıltı gibi belirtileri rahatlatıcı ilaçlarkullanılır.

Sonuç olarak astım hastalığı yaz döneminde tatile çıkar ve çocuk alerji uzmanınız tarafından uygun görülürse temmuz ayının başından Eylül ayının ortalarına kadar astım ilaçlarının kullanılmasına ara verilir.

Kime Gitmeliyim?

Astım ve alerjik hastalıkların belirtileri olan çocukların alerjik hastalıklar konusunda uzmanlar tarafındanteşhis edilip tedavi edilmesi çok önemlidir. Çocuk alerji uzmanı (Diğer adı çocuk immünoloji ve alerji hastalıkları uzmanları) çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından çocuklardaki astım ve alerjik hastalıklar konusunda eğitim alarak çocuk alerji uzmanı diploması almaya hak kazanmış uzmanlardır.

SÜTE ALERJİSİ OLANLAR DANA ETİNDEN UZAK DURMALI

Süt alerjisi çocuklarda görülen en sık besin alerjisi nedenlerinden birisidir. Süt alerjisi olan çocuklar süt içeren gıdalar yanından süt proteinine benzer yapıda olan besinlerden de uzak durmaları gerekiyor. Bunlardan birisi de dana etidir.

Neden dana etinden kaçınmalı?

Süt alerjisi olan çocuklarda %10 oaranında dana etine karşı da reaksiyon gelişmektedir. Bu nedenle de süt alerjisi olan çocukların dana eti tüketmemesi gerekir. Dana eti denemesi yapılacaksa da dana etinin çok iyi pişirilerek denenmesi gerekir

Et alerjisi nasıl anlaşılır?

Ete alerjik olan çocuklarda et alımından sonra sonra dudak etrafında kızarıklık, egzama, kakada sümüklenme, kakada kan görülmesi, kabızlık, kusma gibi belirtiler görülür. Bu belirtiler görülen çocukların süt alerjisi ve et alerjisi açısından değerlendirilmesinde fayda vardır.

Anne emziriyorsa anne de dana eti yememeli

Süt alerjisi olan çocuklar annesini emiyorsa annenin de diyet yapması gerekiyor. Çünkü anne sütünden de süt alerjenleri geçebilmektedir. Bu ndenle emziren ve çocuğunda süt alerjisi olan annelerin süt ürünlerinden ve dana etinden sakınması gerekmektedir.

Süt alerjisi olan çocuklar kuzu eti ve tavuk eti tüketebilir

Süt alerjisi olan 6-7 aydan büyük çocuk ve emziren anneler dana eti yerine kuzu eti, tavuk eti tüketmsinde sakınca yoktur.

Sonuç olarak;

-Süt alerjisi çocuklarda görülen en sık besin alerjilerinden birisidir

-Süt alerjisi olan çocuklarda %10 oranında dana eti alerjisi de görüldüğü için dana eti tüketmemelidir.

-Süt alerjisi olan çocuğu alan anne emziriyorsa annenin de dana eti diyeti yapmasında fayda vardır

-Süt allerjisi olan çocuklar ve emziren anneler kuzu eti, balık hindi ve tavuk eti, tüketmesinde sakınca yoktur.

ET ALERJİSİNE DİKKAT

Et yedikten sonra burunda tıkanma, vücutta kaşıntı veya mide bulantısı gelişirse et alerjisinden şüphelenmek gerekir. Sığır, kuzu, keçi, domuz ve hatta balina gibi memeli hayvanların eti alerjik reaksiyona neden olabilir. Et alerjisinin sıklığı çok fazla bilinmez. Kene ısırması da et alerjisi gelişmesine neden olabilmektedir.

Et alerjisi nedir?

Et yenmesinden sonra ciltte kızarıklık, kaşıntı, karın ağrısı, kusma, ishal, burun tıkanması, nezle, hapşırma, astım belirtileri ve alerjik şok gibi beliirtilerin görülmesine et alerjisi denilir.

Et alerjisi her yaşta görülebilir.

Eğer etlerden bir çeşide alerji gelişirse tavuk, hindi ördek gibi kümes hayvanlarına da alerji olması mümkündür.

Süt alerjisi olan çocukların %10 kısmında dana etine de alerji görülmektedir. Bu nedenle süt alerjisi olan çocukların diyetlerinden dana eti çıkarılmaktadır.

Et alerjsinin belirtileri nelerdir?

-Ciltte kızarıklık kaşıntı

-Bulantı, kusma, midede kramp, hazımsızlık, ishal

-Burun tıkanması, burun akıntısı

-Hapşırma

-Baş ağrısı

-Astım

-Alerjik şok

Et alerjisinin nedenleri nelerdir?

Memeli hayvanların ve bazen kümes hayvanların etlerinin yenmesi et alerjisini ortaya çıkarır. Kırmızı et alerjisinden sorumlu alerjen alfa gal karbonhidratına kan testinde alfa gal spesifik IgE bakılarak anlaşılabilir. Normal olarak besin alerjisinde besin alımından sonra kısa bir sure içinde alerjik reaksiyon belirtileri görülürken alfa-gale karşı alerjik reaksiyonlar gelişmesi birkaç saati bulabilir. Bunun nedeni alerjiye neden olan gıdaların temasının gecikmesi olabilir.

Kene ısırması et alerjisine neden olabilir

Kene tükrüğünde de alfa-gal protein ile çapraz reaksiyoangirebilen protein olduğu ve bu nedenle de kene ısırmasının kırmızı et alerjisi gelişmesine eğilim yarattığı bildirilmeketedir.

Et alerjisi teşhisi nasıl konulur?

Et alerjisi belirtileri kişiden kişiye değişmektedir. Aynı semptomlar her seferinde aynı olmayabilir. Besinlere alerjik reaksiyonlar cild, solunum yolu, gastrointestinal sistem ve kardiyovasküler sistemi etkiler.

Et alerjisi şüphesi varsa alerji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Et alerjisi şüphesi varsa;

-Yenilen et miktarı ve hangi etin yendiği

-Et yedikten sonra ne kadar sure geçtiği

-Belirtilerin ne kadar sure devam ettiği sorgulanmalıdır

Alerji uzmanları genellikle kan testi ve veya deri prick testi yapmaktadır. Bu testler ile et alerjisi tespit edilmeye çalışılır. Cilt testi ağrısızdır ve 20 dakika içinde sonuç vermektedir. Tek başına alerji testi teşhis koydurmaz. Alerji testi sonucu ile birlikte et alerjisinin medikal öyküsü birlikte değerlendirilmeli ve ona göre karar verilmelidir.

Bazı durumlarda et yükleme testi yapılır. Yükleme testi teşhiste altın standarttır.

Et alerjisi tedavisi

Et alerjisi ciddi olan durumlarda ev dışında yemek tüketilmemelidir. Çünkü tabaklar çok iyi yıkanmayabileceği için daha öncesinde et pişirilmiş tabak bile alerjik reaksiyonu tetikleyebilir.

Alerjik şok durumunda epinefrin uygulanmalıdır

Ciddi besin alerjisinde durumunda epinefrin uygulanmalıdır. Bu nedenle ciddi et alerjisi olan çocukların yanlarında epinefrin oto-enjektör bulundurulmalıdır. Çocuklar için alerjik şok gelişirse nasıl hareket edileceğini anlatan acil eylem planı hazırlanmalı ve okula verilmelidir.

Sonuç olarak;

-Et alerjisi nadir görülen bir alerji tipidir

-Et alerjisi belirtileri et yedikten sonra gelişen kaşıntı, kusma, burun tıkaması, nezle, hapşırma, ishal karın ağrısı gibi belirtilerdir.

-Et alerjisi teşhisi alerji uzmanları tarafından yapılmaktadır.

-Et alerjisi varsa tavuk eti, keçi eti ve kuzu eti dahil tüm etler tüketilmemelidir

-Et alerjisini tetikleyen etler yenilmemelidir

-Et alerjisi belirtileri ortaya çıkmışsa antihistaminik ve kortikosteroidler ile semptomlar kontrol altına alınmalıdır

-Alerjik şok gibi ciddi alerjik şok gelişirse epinefrin uygulanmalıdır

 

Önemli Bilgi

Çocuk Alerji uzmanları (yeni adıyla Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı) doğumdan 18 yaşına kadar görülen besin alerjisi ve alerjik hastalıklar konusunda özel eğitim alarak Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı diploması alan ve aynı zamanda da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olan doktorlardır.

ASTIM GELİŞMESİNİ YENİLEN GIDALAR NASIL ETKİLİYOR?

Astım çocuklarda görülen en sık hastalıklardan biridir. Astımın asıl nedeni genetik olmakla birlikte birçok faktör de astım gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Astım gelişmesini etkileyen nedenlerden biri de tüketilen gıdalardır.

Astım gelişmesinde akdeniz diyetinin önemi

Yapılan çalışmalarda sebze, meyva, zeytinyağı, balık gibi gıdalardan zengin beslenme tipi olan akdeniz tipi diyetin astım gelişmesini engellediği yönünde sonuçlar alınmıştır. Ancak başka çalışmalarda da Akdeniz tipi beslenmenin astım gelişmesini etkilemediği yönünde sonuçlar bildirilmiştir. Bu nedenle astım gelişmesinde Akdeniz tipi diyetin etkisinin tam anlaşılması için yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

Fast food besinler astım gelişmesine neden olabilir

Fast food tipi beslenmenin astım gelişmesini kolaylaştırıcı bir factor olduğu bildirilmiştir. Bu nedenle fast food besinlerden uzak durmak özellikle astım riski yüksek olan çocuklar için önemli olabilir.

Anne sütü ile beslenmek astım gelişmesini engelleyebilir

Bebeklerin özellikle ilk altı ay sadece anne sütü alması ve iki yaşına kadar anne sütü ile beslenmenin devam ettiirilmesi astım gelişmesini engellediğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Bu nedenle bebeklerin özellikle ilk altı ay sadece emzirilerek beslenmesi önemlidir.

Sonuç Olarak,

-Astım gelişmesinde diyet önemlidir

-Akdeniz tipi beslenme astım gelişmesini engellediği, fast food beslenmenin de astım gelişmesini artırdığına yönelik sonuçlar bildirilmiştir.

-Anne sütü ile ilk 6 ay bebeklerin beslenmesi astım ve alerjik hastalıkların önlenmesinde faydalı olabildiği için bebeklerin ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi faydalıdır.

STRES ASTIM GELİŞMESİNE KATKIDA BULUNUYOR

Astım çocuklarda görülen en sık hastalıklardan birisidir. Astım gelişmesinde en önemli faktör genetik olmakla birlikte birçok faktör de astım gelişmesini etkilemektedir. Bu faktörlerden biri de strestir.

Stres Astım Gelişmesine Katkıda Bulunabilir

Hamileyken yaşanan stress ve doğum sonrası strese maruz kalmanın astım gelişmesine katkıda bulunduğuna yönelik çalışmalar vardır. Bebekken anne ve babanın strestli olması da çocuklarda astım gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

Stres astım gelişmesini nasıl etkiliyor

Yapılan çalışmalarda stresin çocuklarda astım gelişmesine katkıda bulunduğunu göstermekle birlikte stresin astıma nasıl etkili olduğu tam bilinmemektedir.

Sonuç Olarak;

-Hamileyken annenin stresli olması, doğum sonrası anne ve babanın stresli olması çocukta astım gelişmesini kolaylaştırmaktadır

-Stres astımı etkileyebildiği için hamileyken annenin stresli olmaması ve doğum sonrası da çocuğun stressiz ortamda büyütülmesi astım gelişmemesine katkıda bulunabilir.

GIDA KATKI MADDELERİ ASTIMA NEDEN OLUR MU?

Astım çocuklarda görülen sık hastalıklardan birisidir. Astım hastalığının gelişmesinde genetik çok önemli olmakla birlikte birçok faktör de astım gelişmesini etkileyebilmektedir. Gıda katkı maddelerinin astımı etkileyip etkilemediği konusunda aileler endişelidir. Bu makalemizde gıda katkı maddelerinin astıme etkisi anlatılacaktır.

Hangi katkı maddeleri astımı etkiler?

2500 adet civarında katkı maddesi vardır. Astımla ilişkisi olanlar ise sülfitler ve mosodyum glutamattır. Sülfitler kurutulmuş gıdalarda çoğunlukla bulunur. Sülfit içeren gıdaların astım gelişmesine katkıda bulanacağına yönelik çalışmala vardır.

Monosodyum glutamate ise genellikle Çin yemeklerinde bulunur. Çin lokantasında yemek yedikten sonra ani gelişen baş ağrısı, halsizlik, karın ağrısı, yüzde kızarma ve astım belirtileri gelişmişse Çin Lokantası Sendromu gelişme olasılığı yüksektir.

Birçok katkı maddesinin de astım gelişmesine katkıda bulunabileceğine yönelik raporlar bildirilmektedir.

Sonuç Olarak

-Katkı maddeleri içeren gıdalar astım gelişmesini kolaylaştırabilir

-Astım gelişme riski yüksek olan, özellikle ailesinde alerjik hastalık yüksek olan çocuklara katkı maddeleri içeren gıdalardan uzak durmaları tavsiye edilebilir.